EKOS kateter

İşlemin esası lokal anestezi altında pıhtı ile tıkalı damara ultrason işliğinde bir iğne yardımı ile girilmesi ve buradan bir zararsız bir tel yardımıyla ekosonik tromboliz kateterinin yerleştirilmesidir. Ardından bu kateterden pıhtı eritici ilacın verilmesi, aynı esna da da yüksek frekanslı bir ultrasonik dalga verilmesi esasına dayanır.

Diğer kateter yollu trombolitik tedavi yöntemlerinden farklı olarak ultrason dalgalarının kullanılması, organize olmuş pıhtı liflerini ayırarak plasminojen reseptör bölgelerini ortaya çıkartmakta ve trombolitik işlemin etkisi arttırmaktadır. Özetle ultrason dalgaları, trombolitik ilacın, trombus permeabilitesini ve litik penetrasyonunu arttırmaktadır. Trombolitik tedavinin diğer bir önemli konusuda venöz kapakların arkasında kalan pıhtıların eritilmesidir. EKOS sistemi dışında şu anda mevcut hiçbir kateterin kapakların arkasında kalan ve PTS gelişiminde etkin rol oynayan pıhtıya ulaşması mümkün gözükmemektedir. Yapılan klinik çalışmalar; EKOS işlemi sırasında kullanılan 2.2 MHz, 0.45 W’lık ses dalgasının %90’ının kapak arkasındaki bölgeye geçtiğini göstermiştir.

Figure 3 final

EKOS endowave sistemi ile trombolitik tedavi işlemi sadece derin ven trombozlarında değil; pulmoner embolide, akut arteriyel tıkanıklarda ve greft okluzyonlarında başarı ile kullanılmaktadır. Hastaların erken dönemde tedavi altına alınması çok önemlidir. Bekledikçe organize olup sertleşen pıhtının kateter yollu trombolitik tedavi ile eritilmesi şansı günden güne azalmaktadır. Ultrason dalgalarının trombolitik tedaviye eklenmesi ile kronik dönemdeki pıhtılarda da başarı şansı artmaya başlamıştır. Ses dalgaları ile potansiyelize edilen trombolitik ilaç geç dönemde yakalanmış hastalarda da yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.