Post-Trombotik Sendrom Nedir?

Derin ven trombozu hastalığı  gelişir ve hasta uygun tedavi alamazsa; damarı tıkayan taze pıhtı organize olup sertleşmeye başlar ve yıllar içinde sonrada taşlaşarak damar duvarına yapışık hale gelir. Bu duruma  geç evre ya da Kronik Derin Ven Trombozu denir. Kronik kelimesi pıhtılaşmanın bir aydan önce olduğunu anlatır. Kronik derin ven trombozunun bir diğer adı Post-Trombotik Sendromdur.

post trombotik sendrom nedir

Kronik (geç evre) derin ven trombozunun özellikleri nelerdir?

  • Derin ven trombozu (toplardamar tıkanması) olalı bir aydan fazla zaman geçmiştir.
  • Pıhtı zaman geçtikçe damar içinde duvara yapışarak  damar duvarını ve damar içindeki kapakları ciddi anlamda zedeler.
  • Eskiyen pıhtı damar duvarına yapıştığı için  pıhtıdan kopan bir parçanın akciğerlere emboli  atması riski zaman geçtikçe azalır
  • Hastanın ilk baştaki şikayetleri azalmıştır. Genellikle ayak şişliği ve hafif ağrı devam eder. Hasta şikayetleri azaldığında, damarının içindeki pıhtının eridiğini düşünür ancak bu durum sadece yandaş toplardamarların (Kollateral) aktif hale gelmesi ve kanı kalbe taşımayı üstlenmesindedir.
  • Eğer hastalık başladıktan sonra bir ay geçmişse ve hastada hala bacak şişliği devam ediyorsa, bu gelecek yıllarda yüksek ihtimalle Post-trombotik sendrom gelişeceğinin habercisidir.
Şimdi Ara

Kronik Derin Ven Trombozu yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır.

Pek çok kişinin ömür boyu yaşamak zorunda olduğunu düşündüğü sıkıntılar, yeni geliştirilen girişimsel tedavi yöntemleri ile azalmakta hatta tamamen ortadan kalkabilmektedir.
Şimdi Ara

Kronik Derin Ven Trombozu yada Post-Trombotik Sendrom Belirtileri Nelerdir?

Bacak Şişliği; en önemli ve en sık görülen kronik derin ven trombozu belirtisidir. Genellikle diz altında olur ve ayak bileğinde en belirgindir.

Bacaklarda Ağrı;  Zaman içinde yürümekle bacaklarda ağrı,yorgunluk ve şişkinlik hissi gelişir.

Varis Oluşumu; Kronik derin ven trombozu gelişmesiyle, ayak ya da bacakta yüzeyel toplardamarların aktifleşmesine bağlı olarak varis oluşumları dikkati çeker.

Kaşıntı ve Deride Değişiklik; Variköz dilatasyonlara kaşıntı eşlik eder. Ayak bileğinin özellikle iç kısmında kahverengi lekelenme (Hiperpigmentasyon), deride parlama, incelme, kılların dökülmesi görülür.

Yara ve Ülser Oluşumu; Kronik derin ven trombuzun yıllar içindeki en karakteristik ve kaçınılmaz bulgusu , ayak bileğinde yara ya da ülser oluşumudur.

Derin ven trombozu ilk olduktan sonra bir kısım hastada ilaçlar ile tam rahatlama olabilir. Bu damar tıkanıklığının açılmasından çok yeni damarların gelişerek büyümesine bağlıdır. Ancak hastaların üçte birinde 1 aydan sonra da yakınmalar geçmez ve bunlar genellikle hayat boyu devam edecek sorunların bir habercisidir. Bu hastalarda ayak şişliği ve ağrı gibi şikayetler hayat boyu sürebilir. Bu hastaların % 5-10’unda ayak bileği içi kısmında uzun süre iyileşmeyen yaralar çıkabilir.  Bazı kişilerde şişlik her gün olmayabilir. Sadece uzun süre ayakta kaldığı ya da yorulduğu zaman olur. Bacakta görülen bu şikayetler sabah azdır, ayakta kaldıkça günün ilerleyen saatlerinde daha belirgin olur. Yatmakla ve ayağı yükseltmekle şişlik ve ağrı azalır.

Kronik Derin Ven Trombozu Belirtileri

Kronik Derin Ven Trombozunda Tedavi

kronik derin ven trombozunda hybrid ameliyat uygulaması

Başlangıç tedavisi

Varis çorabı kullanımı, ara ara ayakların yükseltilmesi ve bazı toplardamarlara destek olan ilaçların ve kan sulandıcıların kullanımı gibi destek tedavileri ile semptomlar azaltılır ve venöz hipertansiyon geriletilir. Bu tedavi seçenekleri ancak şikayetleri azaltmaya yöneliktir, hastalıgın kaynağına yönelik bir tedavi şekli değildir. Bu yöntemlerler ile yıllardır tıkalı durumda olan damarın açılması mümkün değildir.

Girişimsel tedavi

Anjiyografi ile stent ve balon kullanılarak damarların açılmasıdır. Bu tedavi her hasta için gerekli değildir. Çok hafif şikayeti olan yada derin ven trombozu semptomlarıyla yaşamaya adapte olmuş hastalara genellikle uygulanmaz. Eğer ayaklarda her gün şişlik oluyorsa, ağrı ya da yürüme zorluğu oluyorsa, bacakta yaralar oluşmaya başladıysa ve bu hastanın yaşam kalitesini bozuyorsa hasta bu tedavi için değerlendirilmeye alınır.

Derin ven trombozu, femoral ven seviyesi (Kasık toplardamarı) üzerine çıkmış ve karın toplardamarına ilerlemişse bu hastada Post trombotik sendrom gelişme olasılığı yüksektir ve hasta girişimsel tedavi adayıdır.

kronik derin ven trombozunda stent uygulaması

Girişimsel Tedavi Nasıl Uygulanır?

Kronik derin ven trombozunda anjiografi eşliğinde girişimsel tedavisi çok az bilinen ve sayısı çok sınırlı merkezde yapılan özellikli bir tedavi şeklidir. Bu tedaviyi yapacak hekimin hem Doppler Ultrasonografi ve anjiografiyi çok iyi derecede kullanıyor olması, hemde çıkabilecek muhtemel komplikasyonları tedavi edebilecek cerrahi tecrübeye sahip olması gerekir.  Maalesef bu durumdaki hastaların çoğu kronik derin ven trombozunun tedavisiz bir hastalık oldugu yanıtını alırlar ve hayatları boyunca uygun bir tedavi alamadan bu hastalıgın kötü sonuçları ile başetmek durumunda kalırlar.

Tedavide amaç tıkalı damarları anjiyografi ile açarak kan akımını düzenlemektir. Akut evrede anjiyografi eşliğinde özel kateterler kullanılarak damar içindeki pıhtıyı temizlenir yada eritilir, ancak geç evrede pıhtı temizlemek mümkün değildir, çünkü artık ortada taze, erimeye müsait bir pıhtı yoktur. Geriye taşlaşmış bir skar dokusu kalmış, damar duvarı zedelenmiş ve damar total olarak tıkanmıştır. Tedavide bu taşlamış tıkalı damarın içinde özel kateterler ile geçip bir tünel oluştururuz ve açtıgımız bu tüneli balonla genişletip bu bölgeye yeniden tıkanmayı engellemek için stent yerleştiririz. Bu hastalar bundan sonraki hayatlarında stentleri oldugu için kan sulandırıcı ilaç kullanırlar. Kronik derin ven trombozunda anjiyo ile tedavisi ağrısızdır. Ancak diğer anjiyolara göre daha uzun sürer (1-2 saat kadar). Narkoz kullanılmaz lokal anestezi altında yapılır.

 

Modern Tedavi Detayları İçin Tıklayın

 

Tedavi sonuçları nasıldır?

Atardamar  hastalıklarında anjiografi ile yapılan girişimsel tedavi sonucları çok nettir. Damar açılırsa hastanın hemen tüm yakınmaları geçer. Ancak kronik derin ven trombozu yani Post-trombotik sendromda yapılan anjiyo bir toplardamar anjiyosudur ve anjiyo tedavi sonuçları  hastaya ve hastalıgın durumuna göre değişkenlik gösterir.

Girşisimsel yöntemle tıkalı toplardamarları açılabilen hastalarda şikayetler tamamen geriler, bazı hastalarda ise sadece hafif  düzede bir iyileşme olur. Bunun en önemli sebebi toplardamarların içinde çok hassas kapakların olması ve uygun tedavi alamayan Hastalarda tıkanmanın üzerinden geçen sure boyunca bu kapakların hasar görmesidir.

Ancak genel olarak bacak damarları başarıyla açılırsa hastaların bacak şikayetleri genel olarak çok rahatlar. Yani ayak şişliği, yanma, yorgunluk gibi yakınmalarını azaltır

Yara oluşmuşsa iyileşmesini sağlayabilir. Uzun dönemde ayakta tekrar yara çıkmasını engelleyebilir. Tedavinin en büyük özelliği tekrar edilebilmesidir. Gerekli olursa aylar ya da yıllar sonra aynı tedavi tekrar yapılabilir. Tedavi sonrası stent konulan hastaların uzun dönem kan sulandırıcı ilaç kullanılması ve varis çorabı giymesi gerekir.