HİKAYENİZİ PAYLAŞIN

Doç. Dr. Mert DUMANTEPE tarafından tedavisi gerçekleştirilmiş olan hastaların yorumlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Yorum yazmak için aşağıda bulunan form’u kullanabilirsiniz.

Adınız (gerekli)

Email Adresiniz (gerekli)

Yorumunuz

HASTA YORUMLARI

Herkese Merhaba;
2005 yılında askerlik görevim sırasında ateşli silah yaralanması sonucu bir dizi ciddi operasyonlar geçirdim. 2 haftalık ilk tedavilerim sonucunda 3.ameliyatım olan sağ iliak parçalı kırık ameliyatımı olmak üzere Ankara GATA’ya sevkedildim. 1 hafta daha orada yattıktan sonra ameliyata alındım ve başarılı bir şekilde parçalanan kemiğim opere edildi.Ben herşeyin güzel gitmesine sevinirken ameliyatımın 3.gününde şiddetli bir bacak ağrısıyla ne olduğunu anlamadan yardım istedim doktorlardan üzerimdeki pikeyi kaldırdıklarında ayağımın görüntüsü beni çok korkutmuştu balon gibi şişmiş ve oynatamıyordum. Hemen ilk müdahale orada yapıldı sıcak havlu kan sulandırıcılar derken kontrol altına aldıklarını söylediler. İşte bütün hikaye burada başlıyor. O günden sonra ben hastaneden taburcu olana kadar yani Dvt geliştikten 20 gün sonra taburcu edilip evime istirahate gönderildim. Bu süreçte dvt için sadece kan sulandırıcı ilaç ve INR takibi önerilmişti. Ben bu süreçte herşeyden habersiz akut dönemi geçip kronik dvt hastası olma yolunda kaderine terkedilmiş bir hasta olarak hızla ilerlemeye başladım. İnanın o zaman can derdim olmasaydı bunun üzerine düşüp araştırıp belki bu haddeye gelmezdim ama yerimden kıpırdayacak elime bir telefon alacak halim bile yoktu çünkü vurulduktan sonra çok zorlu bir tedavi süreci yaşadım aklımda olan tek şey hayata tutunup bir an önce ayağa kalkmaktı. Bu konuda çok şükür başarılı oldum doktorlarım 1 sene aileme süre verirken ben 4 ay gibi bir sürede toparlanmanın sevincini yaşıyordum. 2 ay aralıklarla yaklaşık 1.5 sene daha gataya gittim geldim tedavilerim için, bu süreçte istanbulda Kasımpaşa asker hastanesinede gidip geliyordum. Kasımpaşa asker hastanesine ilk gittiğim gün kapısından içeri girer girmez beni bir baba şevkatiyle karşılayan ve 12 sene geçmesine rağmen şu an bir aile olduğumuz çok değerli Bilal Kaan İNAN hocam takibimi yaptı. Bizim tek şansızlığımız o zaman DVT üzerine daha kapsamlı tedavi seçeneklerinin olmayışıydı. Aradan yıllar geçti ben hayata tutunmanın vermiş olduğu azimle sanki ayağımda DVT illeti yokmuş gibi yaşamaya başladım ama ilacımı ihmal etmeden 9.5 sene boyunca coumadin kullandım daha sonrasında 2.5 sene xarelto kullandım. Son zamanlarda yıllar geçtikçe bacağımda renk değişimleri başladı ve ben biraz korkmaya birazda rahatsız olmaya başlamıştım bu durumdan ve üstüne 6 sene önce yani dvt’nin 6. Senesinde kasık bölgemde bir damarlaşma olduğunu farkettik yapılan tetkikler tahliller fıtıktan şüphelenmeler hiç biri değildi o meğerse sinsice büyüyen bir saatli bomba “ANEVRİZMAYDI” 6 sene boyunca sürekli büyümeye devam etti. Ben 12 senelik DVT hastalığım boyunca fiziksel sosyal hiç bir etkinliğimden geri kalmadım. Yüzmek, futbol oynamak, kort tenisi, masa tenisi, basketbol, gezmek tozmak ve iş hayatında 8 yıl boyunca ağır bir işte çalışmak dahil herşeyi yaptım. Belkide bir nebze vucüdumun direnci bu yaşantıma bağlıydı yada şansmı diyelim bilmiyorum. Şimdi en önemli yere geldik bundan 1 ay önce çalışırken yine kasık bölgemde bir batma hissettim pimpiriklenip hastaneye gittim ultrason doopler bakıldı derken bir şeylerden şüphe edildi ve sonucumu alıp doğru Kaan hocamın yanına gittim sonucuma bakıp beni çok sevdiği bir arkadaşı olan meslektaşı Sn. Mert DUMANTEPE hocama göndereceğini söyledi. İçimi ufak ufak bir korku kaplamaya başlamıştı sanki ama yapıcak bir şey yoktu Mert hocama gidilecekti. Ben randevu günümü beklerken sanki 12 senelik dvt ben değilmişim gibi 4 gün içinde sosyal medyada olsun internette olsun Baya bir araştırma içerisine girdik. Gün geldi ve çattı hastaneye gittik ve Mert hocamla bir araya geldik. Yapılan muayenenin ardından bana anlattıkları, ilgisi, alakası ve herşeyden önemlisi kendini bu işe adamış ülkede ne kadar DVT hastası varsa bulup tedavi etme arzusunda olan bir insan gördüm karşımda ve bu beni o kadar mutlu ettiki anlatamam. O an vurulduğumda hayatımı kurtaran doktorumun sözü aklıma gelmişti Hekimini seç ve kendini ona teslim et. Bende onu yaptım Hekimimi seçtim ve kendimi çok değerli Mert hocama teslim ettim. Planlamalar yapıldı “ENDOFLEBEKTOMİ + VENÖZ STENTLEME ” ameliyatımı gerçekleştirdi. Ben biraz şanslıydım 12 senelik hastane tecrübem ve hayata tutunma isteğim Ve herşeyden önemlisi bu operasyonu gerçekleştiren muhteşem insan Mert DUMANTEPE ve yine onun kadar muhteşem olan ekibi sayesinde ameliyatın ertesi günü yürümelerime başladım. Şu an ameliyatımın 10.günündeyim ve şükürler olsun kendimi çok iyi hissediyorum. Bu arada biliyorum biraz uzun bir yazı oldu ama inanın anlatmak istediğim daha o kadar çok şey varki sizden tek ricam sonuna kadar okuyun bilgilenin önceden belki böyle bir şansımız yoktu ama şimdi pırlanta gibi bir cerraha sahibiz ve bunun kıymetini bilmeliyiz. Sizden tek ricam sağlığınızın kıymetini bilmeniz ilerleyen tıp teknolojisinde tedaviler artık çok daha mümkün hale gelmiş durumda araştırın okuyun takip edin ulaşmaya çalışın lütfen. Ben sözümü çok daha fazla uzatmadan kendi adıma buradanda çok değerli artık onunda ailemizden biri olarak gördüğümüz çok değerli Mert DUMANTEPE hocam ve değerli ekibine sonsuz teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum. İyiki varsınız Hocam siz varolduğunuz sürece biz DVT hastalarının umududa her daim olacaktır. Tüm DVT hastası arkadaşlarımada şifalar dilerim. Sevgiler Saygılar.

Aret Avcı, DVT Hastası
Doğum sonrası 1 haftada bacağımda başlayan ani şişlik ve ağrı sonucu doktoruma gittiğimde acilen ultrasonla bacağıma bakıldı ve bacak toplardamarlarımda pıhtı oldugunu öğrendim. Açıkçası bu pıhtıdan kopan bir parçanın akciğerlerime gitme riski oldugunu öğrendiğimde çok korkmuştum. Doktorum beni hemen hastanenin kalp damar Cerrahisi polikliniğine götürdü ve orda ilk defa Doç.Dr.Mert Dumantepe ile karşılaştım. Kendisi bizi güler yüzle karşıladı, hastalığımın neden oldugunu, nasıl tedavi edilmesi gerektiğini ve uygun tedavi alamazsam neler yaşanabileceğini detaylıca anlattı. Hastalığım hakkında bizi bu kadar detaylı bilgilendirmesinden eşim ve ben çok etkilendik ve kendisine güvendik. Hızlıca hastaneye yattık ve 1-2 saat içinde anjiografi salonunda lokal anestezi altında bir iğne deliğinden tedavimi başarı ile gerçekleştirdi Dr.Mert Bey. Damarımın içindeki pıhtıyı özel bir kateter ile tamamen temizledi ve tedavinin her aşamasında beni bilgilendirdi. 1 gün hastanede yatıp taburcu oldum. Şu an tedavi olalı 6 ay oldu. Bacağımdaki şişlik ve ağrıdan eser kalmadı. Doç.Dr.Mert Dumantepe’ye beni bu hastalıktan kurtardıgı için hergün dua ediyorum. Allah herkesin karşısına bole doktorlar çıkartsın.
Esma SANCAK, DVT Hastası
19-03-2014 tarihinde, safra kesesi ameliyatı sonrasında ince bağırsağımın delindiğini öğrendim ve sonrasında acil olarak bağırsak ameliyatı oldum. Hastanede gece 24:00 sıralarında ciğerlerimin çalışması için topları şişirmem söylendi ve ben topları üfledikten sonra birden ter ve nefesimde daralma hissetim. Nöbetci doktor beni yoğun bakıma aldırdı. Yapılan kontrollerden sonra akciğerimde bir pıhtı olduğunu ve sadece %20 oranında nefes alabildiğimi söylediler. Hastanede geçirdiğim bütün olumsuzluklardan sonra sağolsun Mert bey sabah eşimle konuşup hemen müdahale edilmesi gerektiğini söyleyip, sol bacağımdan girip akciğerimden pıhtıyı aldı ve 2 günde normal odaya döndüm daha sonra Mert bey, pıhtıya neden olan toplar damarımdaki daralmayı da operasyon sırasında gördüğü için 1 ay sonra bacağıma stent taktı. O günden beri her ay yaptığım INR kontrolerini kendisine maille gönderiyorum bana her ay ne yapmam gerektiğini söylüyor. Ben kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır . Bu gün hayattaysam, bunu Dr. Mert Dumantepeye borçluyum. Doktorum iyi ki varsın. Saygılarımla.
Hüseyin DURMAZ, DVT Hastası
Merhaba! Doğum sonrasında toplar damarıma pıhtı attı. Ön tanının çok önemli olduğu bu hastalıkta acilen ameliyat edilmem gerekirken, ben 1 ay boyunca ne olacağım belli olmadan damarım tıkalı vaziyette devlet hastanesinde yattım. Ta ki Mert beyle tanışana kadar. O 1 ay ölüm korkusuyla yaşadım. Üstelik daha 20 günlük kızım Betül Naz’la birbirimize yeni kavuşmuşken. Hastanede aynı odayı paylaştığım Gülistan Çam aracılığıyla tanıştığım Mert bey’in samimiyeti, pratikligi ve işinde titiz olması benim gibi endişe içinde olan bir hastanın ölüm korkusunu yaşama sevincine dönüştürdü. Önce Rabbime sonra Mert beye emanettim. Çok şükür kötü günleri başarılı operasyonu sağlayan Mert beyle atlattım. Emeğinize, ilginize çok teşekkür ederim.
Sevil DURSUN, DVT Hastası
Özel bir hastane de 12 Mart tarihinde iki dizinden protez ameliyatı oldu annem. Taburcu olduktan 1 hafta kadar sonra ağzından ve burnundan kan gelmeye başladı. Doktorumuzu aradığımız da en yakın devlet hastanesine gitmemizi istedi. Gittiğimizde trombositlerin 40.000 olduğunu, iğne olarak (clexane) vurduğumuz kan sulandırıcıdan kaynaklı olduğunu söyleyip kesmemizi söylediler ve hastaneye yatışımızı verdiler. Ancak annem hastanenin koşullarından rahatsız olduğu için kendi isteğiyle taburcu oldu. Taburcu olduktan iki gün sonra sol bacakta şişme olmaya başladı. Kendi doktorunu aradığımızda hemen hastaneye gelmesini istedi. Gittiğimizde renkli dopplere soktular ve bacakta pıhtı olduğu söylendi. Ancak bu süre içinde az da olsa ağızdan kanama gelmeye devam etti. Doktorumuz kendi hastanesinin yetersiz olduğunu, hematoloji bölümü olan bir eğitim araştırma hastanesine gidilmesinin uygun olduğunu söyledi. Bunun üzerine Göztepe Eğitim Araştırma hastanesine yatış yaptık. Yatışımızın ikinci günü pıhtı akciğere attı ve ilacını arixtra olarak başladılar. İki hafta sonra trombositler 100.000 civarına yaklaşınca bir kalp damar cerrahi doktorunun görmesinde fayda olduğu söylendi. Bizde tanıdık doktor vasıtasıyla Doç. Dr. Mert Dumantepe hocamızı tanıma fırsatı bulduk. Kendisine ulaştığımız gibi bizimle inanılmaz ilgilendi ve durumun ciddiyetini söyledi en kısa süre içerisinde gelmemizi söyledi. Pazartesi günü sabah orda bulunduk ve ögleden sonra operasyona aldı 1.30 saatlik operasyonun sonucunda 1.5 litre pıhtı çıkarıldı. Operasyondan çıktıktan 1 saat sonra şiş olan bacak eski haline geldi. Yaklaşık 5 saat sonra yürümeye başladı. Yapılan tüm kontrollerden sonra üçüncü gün sabah taburcu olduk. Yardımlarından dolayı Doç. Dr. Mert Dumantepe hocamıza çok teşekkür ederiz…
Cem YALÇIN, DVT Hastası Yakını
Merhaba, ben A.Osman Altınçekiç. Basın- yayın sektörüne uzun yıllarını vermiş bir yöneticiyim. Biz basın çalışanları işlerimizin stresi ve yoğunluğundan dolayı kendi sağlığımıza çok fazla önem vermeyiz. Sağlık problemlerimizi hep geçiştiririz. Ancak son noktaya gelince feryat eder ve başlarız araştırmalara.

Sağ dizimde başlayan ağrılar kısa bir süre sonra beni yürüyemez hale getirdi. Istanbul’un ünlü bir hastanesinde tavsiye üzerine dizimde teşhis edilen menisküs, yırtık ve kıkırdak aşınması tespitiyle ameliyat oldum. Ameliyat sonrası 20 günlük bir fizik tedavi süreci geçirdim. Biraz toparlar gibi oldum. Stresli ve yoğun iş yaşamıma kaldığım yerden devam ettim. Yavaş yavaş ağrılarım tekrar kendini hissettirmeye başladı. Bu arada fırsat buldukça Bodrum’da, güneşlenmeyi çok sevdiğimden uzun saatler sıcağa aldırmadan güneş altında vakit geçirdim.

Kendisini hissettiren diz ağrımın yanında sağ ayak bileğimde şişlikler baş göstermeye başladı. Etrafımında telkiniyle; yoruldun, sıcakta kaldın, ayaklarını dik tut geçer düşüncesiyle zaman kaybetmeye başladım. Yine bir dostumun tavsiyesi ile bu sefer başka bir ünlü hastanenin ortopedistine gittim. Saygıdeğer ortopedist doktor, bileğimdeki şişliği görünce derhal ultrason çektirmemi tavsiye etti. Neticesinde derhal kalp damar hastalıkları ile ilgili çalışmalara başlamamı, bugün bile geç diyerek beni ateşledi. Inanılmaz endişe ve korkuyla başladım araştırmalara.

Sevgili ablamın ısrarı ile bu konuda uzmanlaşmış Kadıköy Siyami Ersek Hastanesi’ne gittim. Kalp ve Damar Cerrahi bölümünün başındaki değerli profesör dostumuz bana damar tıkanıklığında ilaçla tedavinin uzun süreli olduğunu ve tedavisinin de yüzde yüz neticeye çok fazla ulaşamadığını söyleyerek mikro matkap yöntemini uygulatırsam yüzde yüz başarıya ulaşılır dedi. Ve beni Medical Park Gebze Hastanesi’nde Op. Doç. Dr. Mert Dumantepe’ye tavsiye ile yolladı.

Mert hocam ile samimi bir diyaloğa girerek rahatsızlığımın oluşumunu ve neler yapmamız gerektiğini net bir şekilde ortaya koyduk. O zamana kadar duymadığım mikro matkap sistemi diğer adıyla “Aspirex Mekanik Trombektomi Kateteri” ile tedaviye inandım.

Şunu söylemeden geçemeyeceğim, hastalığınız ve tedavi yöntemleri ne olursa olsun en önde gelen şey doktorunuzla kurmuş olduğunuz iletişimdir. Ve bu iletişim sizin tedavinizde başarıya ulaşabilmenin en önemli hususudur. Ben bunu Op. Dr. Mert Dumantepe sayesinde inanılmaz bir şekilde yaşadım.
Ameliyathane de esprilerle dolu geçen birkaç dakikadan sonra kendimi ayılma odasında buldum. Aşağı yukarı 1-1,5 saat kadar sonra kendime tamamen geldiğimde hiçbir acı veya bir reaksiyon hissetmedim. Sevgili doktorum Mert Dumantepe bana müdahalenin nasıl yapıldığını daha sonra anlattı. Ameliyat yaklaşık 2 saat sürmüş diz ve kasık toplardamarları içinden 200 gr sertleşmiş pıhtı bu matkap yöntemi ile adeta bir tünel açılır gibi parçalanarak çıkartılmış. Dolayısıyla damarın içindeki tüm pıhtılar temizlendiğinden kan akışı sağlanmış. Işlem esnasında akciğerlere pıhtı atmasını önlemek için kalbe giden damarlara geçiçi filtre yerleştirilmiş.
Ameliyattan 5-6 saat sonra kalp ve damar rahatsızlığı ve ölüm korkusu ile yaşayan ben, önce hastane koridorunda yürüyüşlere başladım ertesi günü de evime yürüyerek geldim.

Şunu gördüm ki, kronik hale gelmiş ve taşlaşmış damar tıkanmalarından korkmanıza gerek yok. Başımdan geçen bu özel operasyonu uygulayan Doç. Dr. Mert Dumantepe’ye ve tüm emeği geçen değerli hekimlerimize, asistanlara, hastane çalışanlarına saygılarımı sunuyor ve teşekkür ediyorum.

Son olarak; her 2-3 ayda bir sevgili doktorum Mert Dumantepe’ye, hem görmek hem de kontrol amacıyla gitmeye devam ediyorum. Ultrasonda kan akışını bizzat gözlerimle ekranda görüyorum ve çok mutlu oluyorum.

A.Osman ALTINÇEKİÇ, DVT Hastası
Merhaba, ablam 65 yaşında ve bundan 2 ay önce periton kanseri teşhisi kondu.Tabi ki çok zor bir süreç yaşadık ve bu hastalığın telaşıyla İzmit Acıbadem hastanesine gittik. Orada Süleyman Temiz isminde bir hekimin tedavisine başladık. Bu süreçte ben hekimle hiç görüşmedim. Bu sırada kemoterapi başladı. Ben bu hastalığı çok iyi biliyorum çünkü daha önce 6 ay kadar bu hastaların en ağırlarıyla yaşadım. Tabi ki yan etkileri olacaktır. Neyse, ilk kürü aldık 3 hafta da bir. Derken ablam çok kötü olmaya başladı. Bulantı filan onlar hiç yani, sol bacağı şişmeye başladı ama ne şişmek bu arada nefeste alamıyor. Zar zor hekime ulaştık bize bir kalp doktoru ve göğüs doktoruna göstermemizi söyledi. Ertesi günde 2.inci kemoterapi alacak bu arada ama durumu çok kötü. Emboli atmış ve bunu tüm hekimler biliyor .Derken Kocaeli Medikal Hastanesinde Emel Hanıma ulaştık hemen getirin dedi aynı gün içinde götürdük. Hayretler içinde kaldı ve nasıl gelebildi çok riski var her an beyne emboli atabilir dedi. Hemen telefona sarıldı Allah bin kere razı olsun bizi Mert beye yönlendirdi. Hemen arabaya binip Gebze Medical Park geldik. Bu arada Acıbademdeki 2 doktorda buna yapılacak bir şey yok dediler. 6 ay kadar sürer geçmesi dediler. Kadın zor nefes alıyor ve yapacak bir şey yok diyorlar. Neyse biz geldik Gebze Medical Park hastanesine. Mert bey bekliyordu zaten. Allah ondan binlerce kere razı olsun bir kere herşeyden önce adam gibi adam. Onu yetiştiren anne babanın ellerinden öpmeyi çok isterdim.Ablamı hemen muayene etti hemen bacağından bir operasyon olması gerektiğini söyledi onca yoğunluğunun arasında ablamı ameliyat etti. Ameliyatı çok başarılı geçti ve bize en ince ayrıntılarıyla ekrandan gösterdi. O gece ablam yoğun bakımda kaldı.Yemin ederim ablamın ayağı bir anda yumuşadı ve nefesi rahatladı. Akşama doğru taburcu olduk çok şükür şuan iyi. Birkaç gün sonra kontrole gideceğiz inşallah. Diğer hekimlere kalsaydı ertesi gün kemoterapi alsaydı ablam belkide şu an yaşamıyordu. Allah Mert beyden bin kere razı olsun yolunu bahtını açık etsin Türkiye’mizin Mert bey gibi hekimlere çok ihtiyacı var. Maalesef diploma hekimlik yapmıyor.Bunu paylaşmak istedim En azından diğer hastalarımız bilgilensin.
Ayşe Hanım, DVT Hastası Yakını
Doç.Dr.Mert DUMANTEPE ile 5 gün önce tanışan bir hasta yakını olarak bu yorumu bırakma gereği duydum. Hastam 65 yaşında bir bayan. Özel bir hastahanede ilk kür kemoterapisini almasını müteakip 12 gün sonra aniden sol bacağı şişerek şiddetli ağrı ile özel hastahanenin acil servisine götürdük beş saatlik tetkik müşahade ve müdahale sonunda toplar damar tıkanıklığı geliştiğini akciğere emboli attığını tek tedavinin kan sulandırıcı iğne olduğunu söylediler reçete yazarak onkoloji uzmanı kalp damar cerrahisi uzmanı göğüs hastalıkları uzmanı ile görüşmemizi söyleyerek eve gönderdiler iki gün sonra her üç uzmanlada aynı özel hastahanede görüştük hepsi aynı şeyi söylediler kan sulandıcı iğne için altı aylık rapor çıkartıp eve gönderdiler hastadaki bacak şişmesi durmadı ve nefes atakları arttı iki gün sonra bu özel hastanedeki ikinci kür kemoterapiye gitmedik ve medical park kocaeli hastanesi onkoloji uzmanı vasıtası ile acil olarak mert beye gittik mert bey olgu ile ilgili olarak klasik standart tedavi ileri tedavi yöntemleri hakkında teknik ve ekonomik gerekli bilgiyi verdi tetkik sonunda acil ameliyata aldı bir gece yoğun bakımda tuttu ertesi gün hastanın bacağındaki şişlik yüzde yetmiş indi nefes düzeldi mert hoca uyguladığı tedavi hakkında detaylı bilgi verdi reçeteyi yazdı bir hafta sonra kontrol randevusu vererek taburcu etti iki gün sonra kontrole gideceğiz beş günlük süreç sonundaki memnuniyetime binaen bu yorumu bırakmak istedim.sonuç olarak şunu söylemek istiyorum Doç.Dr.Mert DUMANTEPE olguya sosyolojik psikolojik teknik yaklaşımı beşeri ilişkisi ve iletişimi idealist ve etik duruşu olguya hakimiyeti ile güven veriyor ve sonuç alıyor benim tavsiyem kimse bu sağlık sorunu ile uğraşmak zorunda kalmasın ama başına böyle bir iş gelirse ne yapsın etsin bu isme ulaşsın bir görüşsün benim yaşadığım memnuniyeti yaşasın isterim herkese sağlık dilerken sayın hocama herşey için teşekkür eder saygılar sunarım.
Sabahattin ÖZ, DVT Hastası Yakını
Merhabalar, Aniden sol bacağımda oluşan şişlik ve şiddetli ağrı sonucunda kendimi acilde buldum..doppler çekildi ve dvt teşhisi kondu..hemen o andan itibaren clexan iğneyle tedaviye başlandı..fakat iki hafta süren tedavi sürecinde bacağımda hiç bir şekilde düzelme olmadı..tam tersine pıhtıların karnımın içine doğru ilerlediğini söylediler..İstanbul’un önde gelen hastaneleri doktorları başta olmak üzere bir çok yeri gezdik..fakat hepsi bu hastalığın çaresinin olmadığını onunla yaşamayı öğrenmem gerektiğini söylediler..sonra bir doktorun vasıtasıyla Mert Hocama ulaştık..hocam beni hemen ameliyata aldı..aspirex diye cihazla önce pıhtıları aspire etti..ameliyattan sonra may-thurner-sendromu teşhisi kondu..illak bölgede doğuştan gelen darlık olduğunu o bölgenin stentlenmesi gerektiğini yoksa tekrardan bacağın tıkanabileceğini söyledi..Bende yaşımın çok genç olduğunu stent istemediğimi söyleyip hastaneden taburcu oldum..eve geldikten 10 gün sonra bacağımda tekrar tıkanma başladı..yeniden hastaneye yattım ve iliak bölgeye stent yerleştirildi..iki gün sonra taburcu oldum..çok zor günler geçirdim.şimdi çok şükür çok iyiyim..beni o dönemde iyileştirmek için elinden geleni yapan, tedavi süresinde desteğini hiç esirgemeyen Mert Hocama ömür boyu minnet duyacağım..
Gül ÇAM, DVT Hastası

Benim adım Engin 21 yaşındayım 55 kilo 1.74 cm boyundayım özel bir hastanede kalp damar cerrahi yoğun bakımında hemşirelik yapıyorum.

 2 sene önce her şey yolundayken zatürre rahatsızlığına yakalandım ve iş yerimden 10 gün istirahat raporu verildi ve ailemin yanına geldim çok ciddi nefes almada zorlanma kanlı balgam çıkarma iştah sorunları yaşadım. raporumun bitmesine 1 gün kala bacağımda şişlik renk değişikliği (pembemsi) ve yürümemde zorlanma olduğunu fark ettim. hastalığa yabancı değildim ama o gece kondurmak bile istemedim bu hastalığı kendime. Yoğun bakımda baktığımız hastaların 65-70 yaş üstü kişilerde rastladığım gördüğüm rahatsızlığın bende olduğunu ertesi gün hastaneye giderek teyit ettirdim. evet DVT olmuştum 19 yaşında ama neden oldum ben bu hastalığı dedim bacağım davul gibi olmuştu pantolona sığmayacak kadar büyümüştü uyluk kısmım. Hemen kendime 1 adet Clexane 0.6 ml enjeksiyon yaptım göbeğimden ve çalıştığım hastaneye yola koyuldum neden çünkü yanında çalıştığın doktoru her zaman en iyi sanarsın. hastaneye geldim ve direk servise yattım heparin infüzyonu başlandı ve diğer kan sulandırıcı ilaçlar ..Dış labaratuvara kan tahlillerim gönderildi bu hastalığa sebep olan bir durum vardı. Faktör V Leiden heterozigot mutasyonu pozitif geldi bizede aileden kalıtsal olarak geçmiş bebeklikten beri taşıdığım bi eksiklik bana merhaba demişti .

Benim bilmediğim şey ise hastalığın ilk 15 gününde venografi eşliğinde tedavi edilme oranının yüksek olduğuydu. ben hastaneden çıktım ve 50 gün olmuştu bir üniversite hastanesinde işlem yaptıracağım güne kadar tam 50 gün. Ben artık kronik bir DVT hastasıydım. Sol bacağımda kasığa kadar varis çorabı her gün venöz yetmezlik ilacı ve coumadin 5 mg alan biri olmuştum artık. İşlem günü Cleaner isimli kateterle uygulama yapıldı diz arkamdan girilerek başlandı işleme  sonra kataterden gönderdikleri tel ile damardaki pıhtıyı eritmeyi denediler tel damar içinde titreşim yaparak ilerliyordu hemde aşırı bir titreme ile derken kasık bölgeme gelindiğinde tel ilerlemedi kaç kez deneselerde ilerlemedi ve çok ciddi acı hissettim o sırada sonra çıktılar ve ertesi gün taburcu oldum. Bana söylenen artık bu rahatsızlıkla yaşamaya alışmam gerektiğiydi başka işlem yapılmaz artık bu damara bu damarlar zayıf öyle çok oynanmaz elimizde kalır damar gibi cümleler kuruldu. Artık dediğim gibi kronik bir hastaydım ve ta ki  DOÇ.DR MERT DUMANTEPE nin facebook ta DVT hastalarının kurmuş olduğu bir guruptaki paylaşımını okuyana kadar. Hemen çalıştığı hastaneyi arayıp Mert beye ulaşmak istediğimi ilettim ve sekreterinden numarasını aldım ve Dr.Mert beyi aradım tüm başımdan geçenleri anlattım ve muayeneye gelmek istediğimi belirttim, günümüzü ayarladık ve 26.10.2016 tarihinde kontrole geldim işlem için izlenecek yolu belirledik ve 9 kasımda tekrar görüşmek için tekrar hastaneden ayrıldık. 9 kasımda hastaneye yatışımı yaptık 10 kasım günü sabah 08.30 da anjio salonuna geçtik ve Venografim yapıldı ardından anjio salonundan hemen ameliyathaneye alındım ve cerrahi işlem ile kasığımdan yapılan kesi ile ve derin vendeki 15 cm lik taşlaşmış pıhtı çıkarıldı. Gözlerimi açtığımda yoğun bakımdaydım uyanmıştım ve ağrım yoktu tam uyanıklığım sağlanınca Anjio salonuna geri alındım ve karın içi damarlarıma yapılacak işlem için hazırlandım. Sağ kasığımdan anjio katateri ile girişim yapıldı ve sağ taraftan girilip soldaki pıhtılı kısma geçiş yapılarak balonla damöar genişletildi ve venöz stent uygulandı tam açıklık sağlandı ve işlem bitmişti. Akabinde servise alındım ailemin yanına, herşey çok rahattı ve doktorumuza minnetimiz açıklanamaz derecedeydi. 2 gün sonra taburcu oldum ve evime geldim.

Doç.Mert DUMANTEPE şuan Türkiye de Kronik DVT tedavisini başarıyla gerçekleştiren endoflebektomi + iliak ven stentleme işlemini başarıyla gerçekleştiren tek doktordur. Dünyada 3 merkezde uygulanan işlemin Türkiye de uygulanması ve hastaneye adım attığımızdan çıkana kadar gösterdiği yakın ilgi güler yüzüyle, yurt dışında yaptığı ortak çalışmalar ve fikir alışverişleriyle dört dörtlük bir doktor doktordan öte benim abi gibi benimsediğim biri .Allah razı olsun herşey için.

Asla umutsuz olmayın; arayan dermanını buluyor, ben umudumu kaybetmiştim, umudumu kaybettirmişlerdi çünkü bana söylenenler ile. ben herkese tavsiye ediyorum bu rahatsızlığa yakalanan kişilerin Dr.Mert bey ile görüşmelerini. Asla pişman olmazsınız

Engin Sadıç, DVT Hastası

11.10.2016 tarihinde sol bacağımdaki ağrı ve şişlik nedeniyle hastaneye başvurduğumda, DVT hastası olduğumu öğrendim. 3 farklı hekime muayene oldum hepsi ömür boyu kan sulandırıcı iğne ve hap kullanacağımı söyledi tedavisi yok dedi internet araştırmalarımız sonucunda Mert Dumantepe hocamızla tanıştım. Derin Ven Trombozu hastalığının tedavisi olduğunu, acil ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Ama zaman çok önemliydi. 14.10 2016 tarihinde 1 saatlik operasyonla bacağımdaki pıhtıyı temizlendi ve aynı gün yürüdüm. Ertesi gün taburcu oldum. Bütün şikayetlerimden en önemlisi kan sulandırıcı iğneden kurtuldum. Sağlıma kavuştuğum için doktorum Doç. Dr. Mert DUMANTEPE’ ye çok teşekkür ederim.

Muhammed AVCI, DVT Hastası

Herkese merhaba,

Derin Ven Trombozu geçirmiş biri olarak tedavi olmayı bekleyenlere yardımcı olabileceğini düşündüğüm için yaşadığım süreci detaylı paylaşmak istiyorum. 2 günlük sol kasık ağrımdan sonra 16 Eylül’de sol bacağım tamamen şişti, renk değiştirdi ve üzerine basamadım. Devlet hastanesi acilinde ultrasondan sonra DVT teşhisi kondu, 6 ay boyunca yatmam gerektiği söylendi ve hemen KVC servisine yatış yapıldı. Bayram tatiline denk geldiği için KVC doktorunu görmedim. 3 gün boyunca clexane vuruldu ve ayağımı yüksekte tutarak hiç hareket etmemem gerektiği söylendi. Oradaki 3 gün benim için çaresizlikti. İstesem de ağrıdan dolayı ayağımı oynatamadım. Bu arada eşimle beraber internette Derin Ven Trombozu ile ilgili her türlü bilgi ve hasta yorumlarını okuduk. Yeni tedavi yöntemlerinden haberdar olmak bana bir umut oldu.

Karşıma ilk çıkan Mert Dumantepe ismiydi. Beni tedavi için etkileyen DVT yi yaşamış ve başarılı bir şekilde operasyon geçirmiş kişilerin yorumları oldu. Eşim, Mert Hocam’a instagramdan ulaştı ve kendisi kısacık zamanda bize cevap verdi ve telefonla görüştük. Eskişehir’ de yaşadığımız için karar vermek kolay değildi fakat süre çok önemliydi. Devlet hastanesindeki doktoru ancak pazartesi sabahı görebildik, durumu anlattık ve hiç beklemeden gidin dedi. Hemen yola çıktık ve hastaneye yatışımızı yaptık. Mert Hocam ve ekibi anjiyo odasında anjiojet trombektomi katateri ile 600 cc lik pıhtıyı aldılar ve 1 gece odamda kateter bacağımda kaldı. Operasyon sonrasındaki 1 aylık sürecin önemini bilerek evime geldim. Ayağımın üzerine basmaya başladım fakat diz altımda biraz şişlik vardı. 1 hafta sonra işe yani okuluma dönebildim.  İlk 1 ayda tekrar tromboz olabileceğimden haberdar olduğum için 1 ay sonraki kontrolü 15 güne çektik.

Muayene sonucu May Thurner Sendromu olduğumu öğrendim ve buna bağlı tekrar DVT geçirmekteydim. 2. operasyonumu da ertelemeden yaptırdık. Pıhtılar temizlendi, iliak ven ve kasık kısmıma stent takıldı. Hemen o akşam ağrısız, acısız yürümeye başladım. Ertesi gün hastaneden çıkarken DVT öncesindeki halime döndüm. Ayağım hafifledi, şişlik indi ve hiç ağrım kalmadı. Çok şaşkındım. Bu kadarcık sürede yürüyebileceğimi tahmin etmiyordum. 2 gün sonra da işe döndüm. Şimdi varis çorabımı giyiyorum ve ilaçlarımı düzenli kullanıp Mert Hocam’a tahlil sonuçlarımı gönderiyorum. Hastalığı yaşamış herkes bilir ki süreç uzun ancak Mert Hocam sayesinde ağrı ve şişlikten kurtulup normal yaşantıma çok kısa sürede dönebildim. Ben ve çevremdekiler hala şaşkınız. 6 ay raporlu olacakken şimdi DVT öncesindeki günlük hayatıma geri döndüm. Bu kadar uzun yazmamın sebebi nerede olursanız olun tereddüt etmeden Doç. Dr. Mert Dumantepe’ ye ulaşın. Kendisine ve ekibine tekrar çok teşekkür ediyorum. Tek kelimeyle muhteşemler.

Gamze Çalışkan, DVT Hastası

Benimde bir hikayem var! Sonu şükürler olsun ki Doç. Dr. Mert DUMANTEPE sayesinde “çekirdek ailemle” devam eden mutluluğum 🙂

1 mart 2016 da, tam 28 haftalık hamileyken bir tatil yöresinde tanıştım bu sevimsiz hastalık ile. 10 gün hastanede yattım. Hayatımın tehlikede oldugunu, her an pıhtı atabileceğini ve ölebileceğimi, kıpırdamamam gerektiğini, ayağım havada duracak şekilde yatmam gerektiğini,  eğer damar gelişirse de bu şekilde yaşamam gerekebileceği söylendi. Evet, bunu bana bir hekim söyledi. Bundan 1 ay sonrasında İstanbula, evime geldim. Toplamda beş doktora gittim ve her kapıyı çaldığımda “yapılacak bişey yok” denilerek kapı kapandı. Sonrasında doğum yaptıktan 1 ay sonra bir facebook grubunda Gül hanım ile tanıştım. Bana bu hastalığın tedavisi olduğunu, Doç. Dr. Mert Dumantepe ile görüşmem gerektiğini ve net bir şekilde bilgi alabileceğimi söyledi. İşte bu noktada hayat bana gülümsedi ve Mert beye gittim.  Bana durumumu ve iyi olabileceğimi tek tek izah ederek beni ikna etmesine gerek kalmadan (İŞTE BU SAMİMİYET VE GÜVEN) 2 gün içerisinde ameliyat oldum ve şu an tam 4 ay oldu. Sağlığıma kavuştum. Buradan da Mert beye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

DVT =GAME OVER

Gönül Akbak, DVT Hastası

Bu hastalığı ancak yaşayan anlar. 25 günlük bir bebekle acılar içinde kıvranırken Dr. Mert bey ile tanışma şansına eriştik. Hastaların yorumları ve Dr. Mert bey’in güven veren açıklamaları bize yön verdi. Daha önce bana bu hastalıkla yaşamam gerektiği söylendiğinde yıkılmıştım. Oysa Sn. Doktorumuzun iki gün süren operasyonuyla şimdi günlük yaşantıma döndüm. Beni bebeğime ve diğer çocuklarıma kavuşturan Mert bey’e ve değerli ekibine, biz de hem hastası hem de karı – koca meslektaşları olarak sonsuz şükran ve saygılarımızı iletiyoruz. Hiç tereddütsüz tek adres. Saygılar.

Seher ATALAY, DVT Hastası

Merhabalar. Çok kısa süre önce doğum yaptım ve hamileliğimin sonlarına doğru yani doğumuma yakın bir zaman kala bacağımda bir rahatsızlık oldu. İlk önce yürümekte zorlandım, daha sonra şişlik oldu ve parmaklarım morardı. Özelde kadın doğum doktoru damar tıkanıklığı olduğunu söyledi ve beni kalp damar cerrahisine yönlendirdi. Araştırma hastanesine gittim ve bana DVT yani derin ven trombozu teşhisi kondu (sol bacağımda). Hastaneye 21 Kasım günü yatışım oldu. Kan sulandırıcı iğne, varis çorabı, buz uygulaması ve ayak yüksekte kalacak denildi. 23 Kasım günü (sezaryen) doğum oldu. Doğumdan sonra yürümem gerekiyordu fakat bacağım ayakta durmama izin vermiyordu. 9 gün boyunca yattım. Artık yatmaktan sıkıldım ve bunun çözümünü aradım. 29 Aralık günü taburcu edildim ve hala bacağımda iyileşme yok. Aksine bacağım kötüye gidiyordu çünkü renk değişimi olmaya başlamıştı. 1 devlet hastanesi, 2 arastirma hastanesine gittim. Hepsinin tedavi yöntemi clexane iğne varis corabi ve 6 ay yatip ayağımı yüksekte tutmam gerektiği söylenildi. İnternet araştırmalarım sonucu kesin çözümün anjiyo olduğunu öğrendim. Çünkü kullandığım ilaclar akciğer embolisini önlemek amaçlıydı. Var olan pıhtıyı temizlemiyordu. Tedavi doğruydu ama benim asıl çözüme ihtiyacım vardi. Yani pıhtının temizlenip ilaçlar kullanıp yeniden oluşmasını önlemek ve günlük hayatıma dönmekti. Özel bir hastanenin kalp damar cerrahisi bölümünde Doç. Dr. Mert Dumantepe sayesinde bu hastalıktan kurtulacağımı ve rahatlıkla yürüyebileceğimi öğrendim. (işte aradığım çözüme ulaştım!) Daha sonra 7 Aralık’ta anjiyo gerçekleşti. Benim için zor bir süreçti gerçekten ve 1300 cc pıhtı çıkartıldı. Hastanede 1 gece yatışım oldu ve 8 Aralık’ta taburcu oldum. Tekerlekli sandalyeyle geldigim hastaneden yürüyerek çıktım. Bundan daha güzel birşey olamaz 15 Aralık’ta kontrolüm de her şeyin yolunda olduğunu doktorumdan duydum ve içimi rahatlatmıştı. Ayrıca rahatsızken 5 adımdan fazla yürüyemezken şimdi eskisinden daha iyiyim. Sizi iyi ki tanıdım. Eğer benim gibi bu rahatsızlığınız varsa hiç vakit kaybetmeden tedavinizi olun. Anjiyo hakkında ise yine Mert bey’e teşekkürlerimi sunarım. Benimle çok ilgilendi ve konuşup anlatarak operasyonu çok güzel bir şekilde bitirdi. Şu an anlattığım üzere coumadin ve varis çorabını kullanıyorum. Çok şükür bir sıkıntım yok her şey yolunda gidiyor. Geçirdiğim kötü günler de Mert Bey ilaç gibi geldi. Allah’ım sizin gibi iyi doktorlarla karşılaştırsın inşallah. Mert bey’den Allah razı olsun inşallah

Cansu ŞAHİN, DVT Hastası