Derin ven trombozu komplikasyonları nelerdir?

 Bacaktaki toplardamarda bir kan pıhtısı oluştuğunda çoğunlukla damar duvarına saplı kalır. Belirtiler giderek yatışma eğilimi gösterir. Ancak iki ana olası komplikasyon söz konusudur:

• Akciğer embolisi (akciğere ulaşan bir kan pıhtısı).

• Post-trombotik sendrom (DVT sonrası gelişen geri dönüşümsüz varis hastalığı).

 Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli)

DVT geçiren az sayıda insanda kan pıhtısının bir parçası kopar. Bu parça kan akışı içinde hareket eder ve emboli olarak adlandırılır.  Emboli bir yere takılana kadar kan içinde hareket eder. Derin bacak toplardamarlarındaki bir pıhtıdan kaynaklanan emboli, daha büyük bacak ve vücut toplardamarlarına, büyük kalp odacıkları aracılığıyla kalbe ulaşır ve kalpten akciğer atardamarına geçer; buna Akciğer embolisi (Pulmoner Emboli) adı verilir.

Akciğer Embolisi, Önlenebilir hastane ölümleri içinde 1. Sırada yer almaktadır.

Küçük bir akciğer embolisi hiçbir belirtiye yol açmayabilir. Orta büyüklükteki bir PE nefes alma sorunlarına ve göğüs ağrısına neden olabilir. Ana akciğer atardamarını tutan büyük bir emboli; şok, hipotansiyon ve ani ölümle sonuçlanabilir. Tedavi edilmeyen DVT geçiren her 10 kişiden yaklaşık 1 tanesinde belirtilere ve ölüme yol açabilecek kadar büyük bir akciğer embolisi geliştiği hesaplanmıştır.

 Post-trombotik sendrom

Akut, proximal DVT geçiren  ve uygun tedavi alamayan kişilerin %25-75 inde 2 yıl içinde Post-trombotik sendrom (PTS) gelişir. PTS gelişen kişilerin %90’ı 10 yıl içinde iş yapamaz duruma gelmektedir.

Damar içindeki pıhtının klasik yöntemlerle tedavisi ile pıhtının kendisinin kaybolması sağlanamamakta ve uzun dönemde toplardamarlar içindeki kapaklarda gelişen harabiyete bağlı geri dönüşümsüz venöz yetmezlik (varis hastalığı) gelişmektedir. Kapakların kanı kalbe iletememesi ve sürekli geri kaçırması ile toplardamarlar içinde yüksel basınç gelişmekte. Bu durumda ilerleyen dönemde bacakta şişlik, ağrı, ciltte kalınlaşma ve kalıcı hiperpigmentasyon ile ilerleyen dönemde venöz ülser denilen tedavisi zor yaralar meydana gelebilmektedir.

Yüksek seviyeli derin ven trombozlarında (Karın içi ve kasık) , diz altı DVT lere oranla daha yüksek oranda DVT gelişebilmektedir. Bu nedenle Yüksek seviyeli DVT’lerde tedavi konusunda daha agresif olunmalı ve kateter yollu  yeni tedavi yöntemleriyle akut dönemde aktif bir şekilde pıhtının erimesi sağlanmalıdır.